Sanırım onu son kez görmüşüm, yeni anladım.
Son kez görmüş olabilme ihtimalim bile üzdü bu akşam beni. İyi
kötü bir çok olay yaşadığım o insanı, son kez gördüm sanırım, bir daha
yollarımız kesişir mi, bir yerde karşılaşır mıyız dersen, sadece keşke derim
sanırım. Keşke bir gün bir yerde karşılaşsak…İnsan garip hissediyormuş böyle
olunca. Hani iyi kötü görüyordum, ufacık da olsa bazen iyi, bazen kötü
hissediyordum kendimi onu görünce, ama görüyordum. “Son” olduğunu bilmek boktan
bir duyguymuş. “Yok” olduğunu bilmekten daha kötüymüş hatta! Hani böyle
olmasını hiç istemezdim, gerçi ben hiç bir şeyin böyle olmasını istemezdim de;
onu son görüşümün böyle olacağını hayal etmemiştim hiç…
Bir daha göremeyebilirim ben onu; bu gece bunu fark ettim.
Bitti çünkü, o gitti bu okuldan. Seneye çok garip hissedeceğim sanırım kendimi,
koridorlarda o olmayacak, bir eksik gelecek sanki. Hani onu tanımadan öncemdeki
gibi olamam ki, yaşamışım ben onu. Yaşanılanlar silinmez ki. Önemser misin
dersen, önemsemez olur muyum? En basitinden farklı bir heyecandı sanki, aynı mekanlarda
otururken kafa çevirmek, onun olduğu yöne bakmamak, garip bir kasılma duygusu
hissederdim bazen midemde. Hayatımda olmadığını bilsem de, oralarda bir
yerlerde olduğunu bilirdim. Okulun önünde arabası varsa, salak bir heyecan
düşerdi içime. Ne bokuma heyecanlanıyorsam sanki. Ama olsun, hissederdim. Onun varlığını
hissetmek, onu içimde canlı tutardı çünkü. Şimdi gerçekten merak ettiğim tek bir
şey var: Gözden ırak olan gönülden de ırak olacak mı dersiniz?
Hiç bir şey hissetmemiştim ben onun tenine başkaları
dokunurken, gözlerimle görürken başkasının onu öptüğünü; hiç kıskanmamıştım. Derken
şimdi bu gece, bir şey oturdu içime. Yokluktan daha boktanmış son olduğunu
düşünme hissi. SON! Sanırım ayrılıyoruz işte. Gerçekten ayrılıyoruz. Onu görünce
sinirlenmicem mesela artık, onu başka bir kızla da görmeyeceğim, öncelerde
olduğu gibi koridorlarda gözüm onu aramayacak, olmayacak be işte olmayacak! Uzaklaşacağım
ondan zamanla… Ve içimde buruk bir duygu kalacak benim hep: Bu son, bu yok
oluşa ithafen…
Hiç unutmayacağım seni!
Seneye köprüde sigara içmeye çıkınca söz aklıma geleceksin,
teyzeye oturunca, alt kantindeyken, Çıtırdayken, söz… Aklıma hep geleceksin.
Zamanla azalacak seni hatırlayışlarım, silinecek izlerin o koridorlardan..
Söz be çocuk, o okulun bana kattığı güzel bir
anı olarak hatırlayacağım. Sana söz be çocuk, sen ne yaparsan yap, ben seni
yine de çipil çipil gözleriyle bana bakan olarak hatırlayacağım.. Ve sana söz
be çocuk, sen yok ol benim hayatımda, seni bir daha hiç görmeyeyim, fark etmez!
Bendeki yerin senin, hiç değişmez…
Bu gece bir şey öğrendim ben, bu his ile beraber.. Hayatımda ilk kez böyle bir duygu tattığım için, bundan da bir şey öğrendim : Yok olmaktan daha zormuş, son olması....
Hoşçakal Dolodores,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder