26 Mart 2012 Pazartesi
Hayal defteri...
Çocukken harry potter'a falan aşıktım ben, bir ara da Ben Affleck'e aşıktım, o zamanlar o adam j.lo ile beraberdi de, ne ağlıyordum ya. sonra hatta birgün haberlerde bunların ayrıldığını görmüştüm de, salonun orta yerinde "binlerce dansöz var" tribinde takılıyordum. Salak, sanki bana gelecek. Koca ben affleck, koca j.lo (popoda kocaman zaten hihihi), ben orda 8-10 yaşlarında ergenliğe dahi girmemiş, memeleri çıkmamış minnacık çocuk. Gel gör ki aşk laf dinlemiyor. Ben o salonun ortasında deli danalar gibi dans edişimi hatırlarım. hani acaba neyin sevincindeydim ki? Adam babam yaşında, hadi onu geçtim ünlü"nün önde gideni bayrak sallayanı, bana mı gelicek? valla inan bana, inanmıştım. gelir sanmıştım da, hiç gelmedi. Zateni daniel'da gelmedi bak. Daniel dediğim de harry potter. Ona ben ne mektuplar yazmıştım ya, iki gıdım ingilizcemle sayfalarca yazardım, rupert grint'e falan da yazmıştım, bir de cevap geliyordu bunlardan varya! muhtemelen oraya bi printer koymuşlar, bir adet mektubu her hayrana yolluyorlar, ha birde yanında imzalı fotoğraf da var bak. "to özge" yazıyor fotoğrafın altında, imzalanmış falan. Şimdi ben bu mektupları, fotoğrafları falan daniel abimizin bana ilanı aşkı gibi algıladığımdan ne hayaller ne hayaller. Ya ilk mektubu aldığımda araba eziyordu beni varya, ilkokul 8.sınıftaydım, 13 yaşında falanım işte, tabi insan inanamıyor. Düşünsene!! Koca harry potter " to özge" başlıklı bir mektup yollamış. Bende zaten inanamayıp kendimi yollara atmıştım, araba çarpıyordu. Demekki o zaman ölseymişim bugünün yazarı olamayacakmışım. Teheyy! Neysecime, ben böyle Daniel'dan almışım umudu, mektup yazmış adam ötesi var mı? İçimdeki umut ve kalbimdeki o derin sevda ile bir defter yapmıştım. Defterdeki karakterleri söylüyorum: Daniel, ben , bir de Emma watson. Bu emma da işte hermione'i rolündeki hatun. Ama dikkatini çekerim, "defter" yaptım diyorum. Ne defteri dersen, cevabı hemen veriiim: Hayal defteri. Evet, ben baya baya hayal kurmanın ötesinde bir hayal defteri oluşturmuş, bu deftere diyaloglar halinde Daniel ve benim konuşmalarımızı yazardım. Konuşmalar şu kıvamdaydı.
-Ah özge, seni çok seviyorum, sen nerden geldin bu film setine de, ben seni tanıdım.
Benden gelen cevap ise "emma ne olacak peki?"
Bir insan hadi diyelim hayal defteri tuttu, hadi diyelim diyaloglar halinde yazmak suretiyle bu hayali "yaşıyor", peki buradaki "emma kıskançlığı" nedir?
İnann bende bilmiyorum. O yaşlarımda bir sorun var sanırım ya. Cidden çocukluğuma inilse neler çıkar acaba? Birde defterin ön sayfasında böyle kendimi çizmişim, yanında da ok çıkartıp tanımlama falan yazmışım. "saçlar uzun, zarzayıfım, gözlerim de yeşil" diye. Hayale gel?!! Kurduğum hayal içinde bile kendim değilmişim. Ki ben baya baya saçları o zamanlar kısa olan ve ne hikmetse hiç uzamayan, gözleri kahverengi, baya da tombik bir kız çocuğuydum. Tombik kısmım halen mevcut, gözlerim de halen kahverengi ve nitekim saçlarım da halen kısa. Demekki pek bişey değişmemiş. Sonuç olarak, ne o hayal defterine yazdıklarım oldu, ne ben affleck amcanız benimle evlendi, ne de kilo verebildim. Neyse kaderimde yokmuş. ( Ne kaderi lan, insanın kaderi de azıcık orantılı olur. "Daniel ile evlenemedim yeeaa" dedikten sonra, neyse kadermiş demem kadar saçma bir cümle daha olamazdı sanırım) Ama sonuçta, bir yerde KADER yani dimi?
Ha ben bunları neden yazdım dimi? Gelmişim burda hayal defteriymiş, daniel'mış falan saçmalıyorum. Sebebi şu: Çocukken herşey daha kolaydı, ve hayal defterleri ile yaşamak, gerçek hayatı yaşamaktan çok daha güzeldi. İşte bu yüzden yazdım bunları. Şimdi gerçek hayatın tam ortasındayım, yaşadığım onlarca çalışıyorum, ama çocuk olmak farklıydı. Şimdi bakıyorum da, Daniel beni sevmiyor diye ağladığım günler olurdu, keşke bugün yine bu sebepten ağlıyor olabilseydim ve hayattaki tek derdim bir film yıldızının beni sevmiyor olması olsaydı...
Ama büyüdük, koca kazık kadar olduk, en azından ben baya koca kazık oldum, hatta koca dana da olmuş olabilirim bak, tombikliğimden birşey kaybetmedim netice de. Ve hayatta yaşanması gereken çok şey var, yaşandıkça da keşke "hayal defterim" olsa demeden edemiyorum işin aslı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
cidden rupert grinte mektup yazdın mı ya? bende yazıcam ama ne yapıcağımı bilmiyorum :D
YanıtlaSil